ARŞİVDEN SONRA? -4:
Bikem Ekberzade
“Görünmeyen Arşiv”

21 Ocak 2017, Cumartesi 16:00
5533, İMÇ 5.Blok No:5533 
Unkapanı-İstanbul

Arşivden Sonra? dizisinin bu haftaki konuğu Bikem Ekberzade ağırlıklı olarak savaş ve iç karışıklık bölgelerinden, aralarında New York Times ve Newsweek gibi kurumların da bulunduğu uluslararası basın organlarına haber fotoğrafı ve fotoğraf hikayeleri hazırlayan bir foto-muhabiri. Zorunlu göç ekseninde çalışmalarını sürdürmekte olan Ekberzade, 1997 yılından beri farklı coğrafyalarda Mülteci Projesi isimli bir belgesel fotoğraf projesini de yürütüyor. Görev icabı bulunduğu bölgelerde bir çok farklı yardım kurumu için saha incelemelerine de katılan Ekberzade, konuşmasının ilk bölümünde bu tarz saha incelemeleri sonucu, kurumların talebi üzerine durum tespiti için çekilen ama kamu ve basına gösterilmeyen fotoğraflardan oluşan “gizli” arşivlerden bahsedecek. İkinci bölümde ise “kullanılmayan fotoğraflar” (editoryal seçimlerde elenen görseller) üzerine konuşacak.

Arşivden Sonra?

Bağımsız sanat insiyatifi 5533’ün daveti üzerine Köken Ergun ve Hasan Özgür Top'un düzenlediği "Arşivden Sonra?" konuşma dizisi 17 Aralık - 4 Şubat tarihleri arasında çeşitli mekanlarda gerçekleştiriliyor. Kendi sanat pratiklerinde arşivlemeye önem veren Köken Ergun ve Hasan Özgür Top günümüzde arşivin gereksinimi, akıbeti, arşivleme yöntemleri ve arşiv pratiklerinin sonrasında izlenen süreçleri tartışmaya açmak için farklı disiplinlerde arşiv yapan konuşmacıları davet ediyorlar.

http://thevirtualstory.com/
http://imc5533.blogspot.com.tr/

Bir sonraki konuşma:
“Türkiye Kültür Varlıkları Haritası Projesi"
1 Şubat 2017, Çarşamba, Saat: 18:30
Hrant Dink Vakfı, Anarat Hığutyun Binası
Papa Roncalli Sk. No: 128 Harbiye
Şişli-İstanbul




ARŞİVDEN SONRA? - 3:
Cumhuriyet Gazetesi Arşivi

14 Ocak 2017, Cumartesi, 16:00 

Cumhuriyet Gazetesi Binası
Prof. Nurettin Mazhar Öktel Sokak, No: 2
Şişli - İstanbul 
(Şişli Ermeni Mezarlığı’nın arkası)
Not: Bina içindeki oda numarasını danışmaya sorabilirsiniz

9 Kasım 2016 tarihinde Radikal gazetesinin dijital arşivi silindi. Türkiye’nin önde gelen gazetelerinden birinin hafızası, dolayısıyla Türkiye’nin toplumsal hafızasının bir kısmı, bir süreliğine yok oldu. Arşive erişim iki gün sonra tekrar sağlandı ancak bu olay gazete arşivlerinin korunması gerektiği konusunda bizi uyarmış oldu. Türkiye’de basın özgürlüğü tehdit altında olduğu sürece başka gazetelerin de arşivinin silinmesi muhtemel görünüyor. Bu gelişmeler ışığında, “Arşivden Sonra?” konuşma dizisi dahilinde Türkiye’nin en köklü gazetelerinden biri olan Cumhuriyet’in arşivini ziyaret edeceğiz. Gazetenin arşivinin nasıl oluşturulduğunu, nasıl ulaşılabildiği ve korunduğunu arşiv çalışanlarından bizzat dinleyeceğiz.

Arşivden Sonra?

Bağımsız sanat insiyatifi 5533’ün daveti üzerine Köken Ergun ve Hasan Özgür Top'un düzenlediği "Arşivden Sonra?" konuşma dizisi 17 Aralık - 28 Ocak tarihleri arasında çeşitli mekanlarda gerçekleştiriliyor. Kendi sanat pratiklerinde arşivlemeye önem veren Köken Ergun ve Hasan Özgür Top günümüzde arşivin gereksinimi, akıbeti, arşivleme yöntemleri ve arşiv pratiklerinin sonrasında izlenen süreçleri tartışmaya açmak için farklı disiplinlerde arşiv yapan konuşmacıları davet ediyorlar.

https://www.cumhuriyetarsivi.com/
http://imc5533.blogspot.com.tr/

Bir sonraki konuşma :
Bikem Ekberzade
21 Ocak 2017, Cumartesi, 16:00
5533, İMÇ, Unkapanı
ARŞİVDEN SONRA? -2:
Köken Ergun

5533, 17 Aralık-28 Ocak tarihleri arasında, Köken Ergun ve Hasan Özgür Top'un düzenleyeceği "Arşivden Sonra?" isimli konuşma dizisine ev sahipliği yapacak. 

Sanat üretimlerinde arşivlemeye önem veren Köken Ergun ve Hasan Özgür Top, arşiv çalışmalarından kesitler sunacakları konuşmalarının yanı sıra farklı disiplinlerde arşiv yapan konuşmacıları da davet ederek, günümüzde arşivin gereksinimi, akıbeti, arşivleme yöntemleri ve arşiv pratiklerinin sonrasında izledikleri süreçleri tartışacaklar.

---

B’tselem Video Arşivinden Seçmeler

B’Tselem - The Israeli Information Center for Human Rights in the Occupied Territories [İşgal Altındaki Bölgelerde İnsan Hakları İçin Bilgi Merkezi], 1989’da Batı Şeria ve Gazze Şeridi’nde insan haklarını müdafaa etmek, hak ihlallerini gözlemlemek ve belgelemek amacıyla kuruldu. Merkez, 2007’den bu yana Kamera Dağıtım Projesi kapsamında, yoğun çatışmaların yaşandığı bölgelerdeki Filistinli ailelere video kameralar tedarik etmekte. Bu aileler, İsrail askerlerinin hak ihlalleri ile bölgenin yeni sakinleri sayılabilecek yerleşimcilerin uyguladığı gündelik şiddet vakalarını belgelemek üzere eğitim alıyorlar. Kayıtlar, B’Tselem personeli tarafından toplanıp kurgulanarak resmî mercilere kanıt olarak sunulurken; aynı zamanda uluslararası medya kuruluşlarına da servis ediliyor.


Köken Ergun, Kudüs’deki B’Tselem arşivinde uzun süreli bir araştırma yürüterek şiddet ve çatışmayla ilgili videolardan ziyade daha kişisel ve beklenmedik anlara dair kayıtları seçti. Seçtiği görüntülerin önemli bir özelliği, tümünün kurgusuz olması ve B’Tselem tarafından kullanılmamasıdır. 2009-2013 yıllarında dünyanın çeşitli yerlerinde sanatçı ve akademisyenlerle bu seçki üzerinden sunumlar ve tartışmalar gerçekleştiren Ergun “Arşivden Sonra” için görüntüleri bölgemizdeki güncel gelişmeler ışığında değerlendirecek.


ARŞİVDEN SONRA? -1:
Hasan Özgür Top

5533, 17 Aralık-28 Ocak tarihleri arasında, Köken Ergun ve Hasan Özgür Top'un düzenleyeceği "Arşivden Sonra?" isimli konuşma dizisine ev sahipliği yapacak. 

Sanat üretimlerinde arşivlemeye önem veren Köken Ergun ve Hasan Özgür Top, arşiv çalışmalarından kesitler sunacakları konuşmalarının yanı sıra farklı disiplinlerde arşiv yapan konuşmacıları da davet ederek, günümüzde arşivin gereksinimi, akıbeti, arşivleme yöntemleri ve arşiv pratiklerinin sonrasında izledikleri süreçleri tartışacaklar.

---

Video Oyunları ve Savaş Görüntüleri

17 Aralık, Saat: 16:00

IŞİD’in yayınladığı propaganda videoları üzerine arşiv çalışması yürüten sanatçı Hasan Özgür Top, çalışma sürecini, yöntemlerini ve materyallerini katılımcılarla paylaşacak. Hasan Özgür Top, bir sanatçı olarak arşivcilikle olan ilişkisini çıkış noktası alacağı konuşmada, internette yayınlanan ve paylaşılan şiddet içerikli propaganda videolarıyla, video oyunları arasındaki benzerliklere ve atıflara da değinecek.

Bir sonraki konuşma: "B'tselem Video Arşivinden Seçmeler", Köken Ergun, 24.12.2016


The fourth edition of The Future Generation Art Prize worldwide competition established by the Victor Pinchuk Foundation in Ukraine opens for entries today.
All artists up to the age of 35 of all backgrounds, working in any medium, anywhere in the world are encouraged to apply. Supporting the application process, more than 600 correspondents all over the world will be nominating artists for the prize and over 50 Partner Platforms worldwide will be ambassadors for the Future Generation Art Prize to encourage artists within their regions to apply. 
The main prize will be awarded by an international jury in the amount of US$ 100,000, split between $60,000 in cash and $40,000 investment in the production of a new work. In addition US$ 20,000 will be awarded to up to five Special Prize winners, nominated by the Jury. A Public Choice winner will be selected through online voting and announced at the Award Ceremony. 
Applications will close on 11 September 2016. An exhibition of the work of up to 20 shortlisted artists will be shown in Kiev at the PinchukArtCentre from February 2017 to April 2017. The winner will be announced at an Award Ceremony in Kiev in April 2017. The exhibition will go on show at the Venice Biennale in May 2017, presenting the work of all the shortlisted artists to a broad international public.  
The pioneering Future Generation Art Prize established by the Victor Pinchuk Foundation in 2009 is a worldwide contemporary art prize created to discover, recognise and give long-term support to a future generation of artists. Judged by a distinguished jury, The Prize aims to make a major contribution to the careers of younger artists involved in the dynamic cultural development of societies in transition, many of whom have found it difficult to get their voices heard. 
 http://futuregenerationartprize.org/en



Proto5533 Sergi Okuması: Naz Cuguoğlu & Övül Ö. Durmuşoğlu

----------------Please scroll down for English-----------------------

Proto5533 Sergi Okuması: Naz Cuguoğlu & Övül Ö. Durmuşoğlu
Tarih ve Saat: 16 Nisan Cumartesi, 15-17
Buluşma Yeri: 5533, 5. Blok No: 5533, Unkapanı-Istanbul

Proto5533 serisi kapsamında sunulan İskenderiye’den Sonra Tufan sergisi, sanatçılar Ekin Bernay, Eşref Yıldırım, Jorge Mendez Blake, Meriç Algün Ringborg, ve Sultan Burcu Demir’in işlerini bir araya getiriyor. Naz Cuguoğlu’nun küratörlüğünde düzenlenen sergi, bilginin günümüzde dijital ve dijital-olmayan kütüphanelerdeki aşırı bilgi yüklemesinde nasıl organize edildiğini, kontrol altında tutulduğunu ve tüketildiğini araştırıyor.

Bu bağlamda, serginin küratörü Naz Cuguoğlu ve Proto5533 serisinin mentor küratörlerinden Övül Ö. Durmuşoğlu eşliğinde 16 Nisan Cumartesi günü saat 15’te bir sergi okuması gerçekleştirilecek. 



*** Etkinlik dili Türkçe’dir

-----------------------------------------------------------------------------

Proto5533: Exhibition Reading: Naz Cuguoğlu & Övül Ö. Durmuşoğlu
Date and Time: April 16th, Saturday, 3-5 pm
Meeting Place: 5533, 5. Blok No: 5533, Unkapanı-Istanbul

Proto5533 presents After Alexandria, the Flood with Ekin Bernay, Eşref Yıldırım, Jorge Mendez Blake, Meriç Algün Ringborg, and Sultan Burcu Demir, curated by Naz Cuguoğlu, which explores how the knowledge gets organized, controlled and absorbed in the current information overload of digital and non-digital libraries.

In this context, there will be an exhibition reading with Naz Cuguoğlu -the curator of the exhibition and Övül Ö. Durmuşoğlu, one of the mentor curators of Proto5533 series.



*** The reading will be in Turkish.

Proto5533: After Alexandria, the Flood // Proto5533: İskenderiye’den Sonra Tufan


Türkçe metin aşağıdadır

Protocinema Emerging Curator and Artist Series at 5533

Proto5533: After Alexandria, the Flood

Artists: Ekin Bernay, Eşref Yıldırım, Jorge Mendez Blake, Meriç Algün Ringborg, Sultan Burcu Demir Curator: Naz Cuguoğlu
Exhibition Dates: 2 – 23 April 2016, Saturdays 12:00- 18:00  
Opening: April 2, Saturday, 16:00 – 18:00
İMÇ 5. Blok No: 5533, Unkapanı-Istanbul
Recai Mehmed Efendi Library, Cemal Yener Tosyalı Sok. No:26, Unkapanı-Istanbul

After-Party: April 2, Saturday, 21:00 – 01:00
COOP, İstiklal Caddesi, Suriye Pasajı No: 166
 
Publication: After Alexandria, the Flood
Publication Launch & Talk: April 16, Saturday, 16:00 – 18:00
Edited by Gökcan Demirkazık & Designed by Mert Gümren
Contributors: Lesli Jebahar, Mine Kaplangı, Serhat Cacekli, Simge Burhanoğlu, Sine Ergün
 “I went after a book”
Jorge Luis Borges, The Library of Babel
Proto5533 presents After Alexandria, the Flood with Jorge Mendez Blake, Ekin Bernay, Eşref Yıldırım, Meriç Algün Ringborg, and Sultan Burcu Demir, curated by Naz Cuguoğlu, which explores how the knowledge gets organized, controlled and absorbed in the current information overload of digital and non-digital libraries.

Humanity once dreamed of reaching the skies with the Tower of Babel, it once dreamed of owning all the knowledge in the universe with the Alexandria Library, and now we live in the internet age, completely surrounded by information, seemingly limitless and infinite. Today information appears so limitless and chaotic that we begin to wonder who holds the power to control it, how do we navigate and make choices among the glut of information that is available in digital or non-digital libraries? Inspired by Jorge Luis Borges’s short story “Library of Babel” (1941) and its resemblance to internet with its shadowy architecture and infinite hexagons, this exhibition looks for an answer.

Exhibited at Proto5533, Blake’s work “The Borges Library” consists of a mural resembling books and mirrors, inviting the audience to experience the feeling of Borges’s infinite library. Ringborg’s video titled “A World of Blind Chance”, is a play, composed by found sentences from the Oxford English Dictionary, showing an actor who is rehearsing a monologue and whose movements are directed, questioning the control mechanisms and hierarchies of knowledge. Yıldırım’s work “Tweetrary of Babel” deals with the difficulty in trusting the accuracy of data and the ownership of the information control by inviting the audience to contribute to a Twitter feed with autocomplete feature, a manifestation of infinite information flow.

Presented at Recai Mehmed Efendi Library, Demir’s “Index” installation consists of paper-cut globes, creating “text-forms” that present content physically impossible to read while creating a visual library in reference to Borges’s “library-universe” and questioning the hierarchical presentation of libraries and the boundaries of information accessibility. Bernay’s performance invites the audience on a performative journey, taking different routes through library books, questioning interpretation of stories using human inventions like language in a world where the information is under control and writing exists for its own sake.

The catalogue titled “After Alexandria, the Flood” accompanies the exhibition and brings together texts about the works in the exhibition.

For more information on the artists:
Ekin Bernay: http://www.performistanbul.org/index.php/ekin/
Eşref Yıldırım: http://www.galerizilberman.com/zilberman/esref-yildirim-a154.html
Jorge Mendez Blake: http://www.mendezblake.com/
Meriç Algün Ringborg: http://www.mericalgunringborg.com/works.html
Sultan Burcu Demir: http://sultanburcudemir.wix.com/

Naz Cuguoğlu lives and works in Istanbul. She received her BA at Koç University’s Psychology department and MA at Social Psychology department focusing on cultural studies. She writes art critics and conducts interviews for various magazines including Artful Living, Trendsetter and Istanbul Art News. She is the co-founder of Creative Çukurcuma, co-curator of Identity Lab Project in collaboration with Verkstad Konsthall and works at Galeri Zilberman.

Special thanks to: Serhat Cacekli, Esra.Sertoğlu, Gökcan Demirkazık, Mert Gümren, Mine Kaplangı, Sine Ergün, Lesli Jebahar, Galeri Zilberman team, Simge Burhanoğlu, Nilay Dursun, Ender Başkan, Susanne Ewerlöf, Ayşegül Papila, Sevgi & Salih Cuguoğlu, Kayhan Kaygusuz, and contributors of Proto5533’s fundraising campaign.

Proto5533 presents exhibitions by emerging artists and curators, with guidance from art professionals, mentor curators, from Istanbul and abroad. Proto5533 is a collaboration by Protocinema, an itinerant, site-aware art organization, protocinema.org, and 5533, an artist run space, imc5533.blogspot.com.tr, bringing together an active generation and providing the relationships and tools to nurture its meaningful growth.

Selected Curators: Naz Cuguoğlu, Kevser Güler, Mehmet Kahraman, Ghaith Mofeed, Nicole O'Rourke, Ilhan Ozan, Ulya Soley.  Mentor Curators: Celenk Bafra, Curator, Istanbul Modern, Istanbul; Anne Ellegood, Senior Curator, Hammer Museum, Los Angeles; Övül Durmusoğlu, Independent Curator Berlin/Istanbul; Anthony Huberman, Chief Curator, Wattis ICA, San Francisco; November Paynter, Associate Director of Research and Programs, SALT; Yasmil Raymond, Associate Curator, Museum of Modern Art, New York; Mari Spirito, Director, Protocinema, Istanbul/New York; François Quintin, Director Fondation d'entreprise Galeries Lafayette, Paris.

For more information please contact: Mari Spirito, +1917 660 7332, +90541 468 02 14, mari@protocinema.org, or Naz Cuguoğlu, +90536 3398977, nazcuguoglu@gmail.com
 
Protocinema Emerging Curator and Artist Series at 5533

Proto5533: İskenderiye’den Sonra Tufan

Sanatçılar: Ekin Bernay, Eşref Yıldırım, Jorge Mendez Blake, Meriç Algün Ringborg, Sultan Burcu Demir
Küratör: Naz Cuguoğlu
Sergi tarihleri: 2 – 23 Nisan 2016, Her cumartesi 12:00- 18:00  
Açılış: 2 Nisan Cumartesi, 16:00 – 18:00
İMÇ 5. Blok No: 5533, Unkapanı-İstanbul
Recai Mehmed Efendi Kütüphanesi, Cemal Yener Tosyalı Sok No: 26, Unkapanı-İstanbul

Açılış Partisi: 2 Nisan Cumartesi, 21:00 – 01:00
COOP, İstiklal Caddesi, Suriye Pasajı No: 166

Yayın: İskenderiye’den Sonra Tufan
Lansman ve Sohbet: 16 Nisan Cumartesi, 16:00 – 18:00
Editör: Gökcan Demirkazık & Tasarım: Mert Gümren
Yazarlar: Lesli Jebahar, Mine Kaplangı, Serhat Cacekli, Simge Burhanoğlu, Sine Ergün
“Bir kitabın ardına düştüm”
Jorge Luis Borges, Babil Kütüphanesi
Proto5533 serisi kapsamında sunulan İskenderiye’den Sonra Tufan sergisi, sanatçılar Ekin Bernay, Eşref Yıldırım, Jorge Mendez Blake, Meriç Algün Ringborg, ve Sultan Burcu Demir’in işlerini bir araya getiriyor. Naz Cuguoğlu’nun küratörlüğünde düzenlenen sergi, bilginin günümüzde dijital ve dijital-olmayan kütüphanelerdeki aşırı bilgi yüklemesinde nasıl organize edildiğini, kontrol altında tutulduğunu ve tüketildiğini araştırıyor.

Babil Kulesi’yle göğe yükselmenin, İskenderiye Kütüphanesi’yle evrenin tüm bilgisine sahip olmanın hayalini kurmuş olan insanoğlu, günümüzde etrafını sonsuz ve sınırsız bilgiyle donattığı internet çağında yaşıyor. Öyle ki bu sınırsızlık halinde sorguluyoruz: Bilginin kontrolü kimin elinde? Biz dijital ve dijital olmayan kütüphanelerdeki bu bilgi kaosunda nasıl yolumuzu buluyor ve seçimler yapıyoruz?Jorge Luis Borges’in “Babil Kütüphanesi” (1941) hikayesinden yola çıkan ve onun sonsuz altıgenlerden oluşan karanlık yapısıyla pek çok açıdan interneti çağrıştırdığına değinen sergi, bu soruya cevap arıyor.

Proto5533’te sergilenen, Blake’in “Borges Kütüphanesi” işi, kitap sırtını andıran dikdörtgen çizimlerden ve ayna modüllerinden oluşuyor ve izleyicileri Borges’in sonsuz kütüphanesi deneyimini yaşamaya davet ediyor. Ringborg’un tiyatro formatındaki “Kör Talihin Dünyası” adlı videosu, senaryosunu Oxford İngilizce Sözlüğü’nden seçilmiş cümlelerden alıyor. Bir oyuncu, monolog provalarını sürdürürken hareketlerinin kontrol altında tutulması, bilgi hiyerarşisi ve kontrol mekanizmaları üzerine düşündürüyor. Yıldırım’ın “Babil Tivitliği” adlı işi, otomatik tamamlama özelliğine sahip bir Twitter hesabı üzerinden izleyicileri internetteki sonsuz bilgi akışına katkıda bulunmaya davet ederek verilerin gerçekliğine inanmanın zorluğunu ve bilginin kontrolünün kimde olduğunu sorguluyor.

Recai Mehmed Efendi Kütüphanesi’nde sergilenen, Demir’in “Dizin” adlı kağıttan üretilmiş dünya kürelerinden meydana gelen yerleştirmesi, “metin-biçim”ler oluşturarak okunması fiziksel olarak imkânsız bir içerik sunuyor. Kütüphanelerin hiyerarşik sunumunu ve günümüzde bilginin erişilebilirliğinin sınırlarını sorgularken bir yandan da Borges’in “kütüphane-evren” kavramına referansla görsel bir kütüphane yaratıyor. Bernay’ın performansıysa, izleyicileri kütüphane içindeki kitaplar arasında farklı rotalar çizen, performatif bir yolculuğa davet ediyor. Bilginin kontrol altında olduğu ve yazının salt kendisi için var olduğu bir ortamda hikayeleri insan icadı olan dil ve kodlarla anlamlandırmanın olasılığına dair bir deneyim sunuyor.

Sergiye eşlik eden “İskenderiye’den Sonra Tufan” isimli katalog, sergideki işler üzerine olan yazıları bir araya getiriyor.

Sanatçılar hakkında daha fazla bilgi için:
Ekin Bernay: http://www.performistanbul.org/index.php/ekin/
Eşref Yıldırım: http://www.galerizilberman.com/zilberman/esref-yildirim-a154.html
Jorge Mendez Blake: http://www.mendezblake.com/
Meriç Algün Ringborg: http://www.mericalgunringborg.com/works.html
Sultan Burcu Demir: http://sultanburcudemir.wix.com/

Naz Cuguoğlu, İstanbul’da yaşamakta ve çalışmaktadır. Koç Üniversitesi Psikoloji bölümünde lisansını tamamladıktan sonra aynı üniversitenin Sosyal Psikoloji departmanında, kültür çalışmalarına yoğunlaşarak yüksek lisansını tamamlamıştır. Artful Living, Trendsetter ve İstanbul Art News gibi pek çok yayın için yazılar yazmaktadır. Creative Çukurcuma’nın eş-kurucusu, IdentityLab projesinin eş-küratörüdür ve Galeri Zilberman’da çalışmaktadır.

Teşekkürler: Serhat Cacekli, Esra.Sertoğlu, Gökcan Demirkazık, Mert Gümren, Mine Kaplangı, Sine Ergün, Lesli Jebahar, Galeri Zilberman ailesi, Simge Burhanoğlu, Nilay Dursun, Ender Başkan, Susanne Ewerlöf, Ayşegül Papila, Sevgi & Salih Cuguoğlu, Kayhan Kaygusuz, ve Proto5533’ün başlattığı kampanyaya destek veren herkese çok teşekkürler.

PROTO5533 genç sanatçı ve küratörlerin danışmanlık sistemi ve kamusal bir program eşliğinde düzenledikleri bir yıllık bir sergi dizisi. PROTO5533 programı genç sanatçı ve küratörlere sergi düzenleme deneyimi kazanmaları için bir gelişim alanı sağlıyor. Seçilen küratörler, küratöryal sürece dair bilgi ve anlayış kazanmak ve kendi seslerini bulmak için danışmanlarla birlikte çalışıyor. Protocinema ve 5533 kariyerlerinin başlangıcındaki sanatçı ve küratörlere gelişmek için ihtiyaç duydukları araçları sunarak bir sonraki neslin diyaloğa anlamlı bir katkıda bulunacak donanıma sahip olmasını sağlıyor.

Seçilen Küratörler: Naz Cuguoğlu, Kevser Güler, Mehmet Kahraman, Ghaith Mofeed, Nicole O'Rourke, Ilhan Ozan, Ulya Soley.  Danışman Küratörler: Çelenk Bafra, Küratör, İstanbul Modern, İstanbul; Anne Ellegood, Uzman Küratör, Hammer Museum, Los Angeles; Övül Durmuşoğlu, Bağımsız Küratör Berlin/İstanbul; Anthony Huberman, Baş Küratör, Wattis İCA, San Francisco; November Paynter, Araştırma ve Programlar Genel Müdürü, SALT; Mari Spirito, Direktör, Protocinema, İstanbul/New York; François Quintin, Direktör, Fondation d'entreprise Galeries Lafayette, Paris.

Bilgi için: Mari Spirito, +1917 660 7332, +90541 468 02 14, mari@protocinema.org ve Naz Cuguoğlu, +90536 3398977, nazcuguoglu@gmail.com

Living/Matter: In and Through // Canlı/Madde: İçinde ve İçinden

Türkçe metin aşağıdadır

Proto5533
Protocinema Series at 5533
presents

Living/Matter: In and Through
Artists: Essi Kausalainen and Müge Yılmaz
Curator: Kevser Güler
Essi Kausalainen, still, Botanik, 2011
Exhibition Dates: 5-26 March, 2016
Opening: 5 March, 16:00 – 18:00

At İMÇ 5. Blok, No: 5533, Unkapanı, İstanbul

Proto5533 presents Living/Matter: In and Through with works by Essi Kausalainen and Müge Yılmaz curated by Kevser Güler, which explores the distinct attitudes towards nature and living beings.

Together with the technological interventions upon living matter and the global capitalism’s seeing the ‘living being’ as its main capital, the discussions on nature, life and future of living beings have been proliferating in the last couple of decades. The scientific proposal, made to date the new geological era the Anthropocene describing human’s becoming principal agents effecting all life on this planet, also the facts about the ecological crisis and the climate change are calling for rethinking human being’s position and complex web of relationships on earth.
 
Müge Yılmaz’s The Water, the Soil, the Jungle, 2016, is a vitrine installation incorporating the ghillie suits. The ghillie suits are camouflage clothing, mostly used by the nature photographers and bird observers, which have also been used by hunters. Through the installation, Müge refers to human beings’ two particular manners of approaching to nature; the tendencies of the subjectification of the nature that redefines nature as an actant, or the naturalization of the subject which underlines that nature always already embraces each and every living being including human. It also has connotations relating to the myths and stories in which nature is depicted as a talking or acting subject; and at the same time to the current discourses of the environmentalists, which may be summarized with the sentence “We are nature defending itself”.

Essi Kausalainen’s Botanic, 2011 including performative videos and living plants installation explores the possibilities of communication through plants’ ways of being. She anticipates the complex interaction and the dialogue between human beings and plants. By building inter-species companionships and by approaching plants as co-performers she aims to escape the anthropocentric, hierarchical and linear ways of thinking and performing. She has realized the videos in a botanic garden in collaboration with the plants there and in the exhibition space she invites new plants to continue the performance and interact with the visitors during the exhibition period.

In reference to the continuum of nature-culture and human-nonhuman, the dialogue of Botanic, 2011 and The Water, the Soil, the Jungle, 2016, explores new ways of engagement, interaction and possibilities as well as limits of human community. Living/Matter: In and Through intends to open conversations about possible future vocabularies and imaginaries of the post-human subjectivities and the relationship to nonhuman others, to the animate and inanimate beings.

Essi Kausalainen (1979) has studied performance art and theory in Turku Arts Academy and the Theatre Academy of Finland. Her work has been exhibited and performed in venues such as la Galerie (Noisy-le-Sec), Moderna Museet (Malmö), Frankfurter Kunstverein, Museum for Contemporary Art Roskilde, Nikolaj Kunsthalle (Copenhagen) and Kunstraum Bethanien (Berlin).essikausalainen.com

Müge Yılmaz (1985) has studied Photography in ISIA and Visual Arts in Urbino. She concluded a two year residency at the Rijksakademie van Beeldende Kunsten in 2014. Her works has recently been featured in spaces After Hours (Paris), Pratt Manhattan Gallery (New York), WP Zimmer (Antwerp), MoMart (Amsterdam) and Aksanat (Istanbul). mugeyilmaz.com
 
Kevser Guler (1983) studied engineering and philosophy in Bogazici and Galatasaray Universities. She worked in Istanbul Biennial between 2007 – 2014. Since October 2014, she has been working as a researcher for Vehbi Koç Foundation Contemporary Art Museum. Kevser is the associate curator of the contemporary art program of Cappadox, 2016 which will be realized with the theme ‘Let’s Cultivate Our Garden.’

Proto5533 presents exhibitions by emerging artists and curators, with guidance from art professionals, mentor curators, from Istanbul and abroad. Proto5533 is a collaboration by Protocinema, an itinerant, site-aware art organization, protocinema.org, and 5533, off-space run by artists Nancy Atakan and Volkan Aslan, imc5533.blogspot.com.tr, bringing together an active generation and providing the relationships and tools to nurture its meaningful growth. Selected Curators: Naz Cuguoğlu, Kevser Güler, Mehmet Kahraman, Ghaith Mofeed, Nicole O'Rourke, Ilhan Ozan, Ulya Soley. Mentor Curators: Celenk Bafra, Curator, Istanbul Modern, Istanbul; Anne Ellegood, Senior Curator, Hammer Museum, Los Angeles; Övül Durmusoğlu, Independent Curator Berlin/Istanbul; Anthony Huberman, Chief Curator, Wattis ICA, San Francisco; November Paynter, Associate Director of Research and Programs, SALT; Yasmil Raymond, Associate Curator, Museum of Modern Art, New York; Mari Spirito, Director, Protocinema, Istanbul/New York; François Quintin, Director Fondation d'entreprise Galeries Lafayette, Paris.

For more information please contact: Kevser Güler guler.kevser@gmail.com or Mari Spirito mari@protocinema.org +90541 468 0214




 
Proto5533
sunar

Canlı/Madde: İçinde ve İçinden

Sanatçılar: Essi Kausalainen, Müge Yılmaz
Küratör: Kevser Güler
Essi Kausalainen, still, Botanik, 2011
Açılış: 5 Mart, 16:00 – 18:00
Sergi Tarihleri: 5-26 Mart, Pazartesi-Cumartesi

Mekan: 5533, İMÇ 5. Blok, No: 5533, Unkapanı, İstanbul

Proto5533 serisi kapsamında sunulan Canlı/Madde: İçinde ve İçinden sergisi, sanatçılar Essi Kausalainen ve Müge Yılmaz’ın işlerini bir araya getiriyor. Kevser Güler’in küratörlüğünde düzenlenen sergi, doğaya ve yaşayan varlıklara bakış ve temas biçimlerini araştırıyor.

Canlı maddeye teknolojik müdahaleler ve küresel kapitalizmin “canlı varlığı” bir sermaye olarak görmesi, doğa, yaşam ve canlıların geleceği üzerine tartışmaları son yıllarda arttırdı. İnsanın gezegen üzerindeki tüm canlıları etkileyen en belirgin aktör olmasıyla tanımlanan yeni jeolojik çağ Antroposen, ve beraberinde ekolojik kriz ve iklim değişikliği ile ilgili olgular, insanın yeryüzündeki konumu ve ilişkilenme biçimlerini yeniden düşünmeye çağırıyor.

Canlı/Madde: İçinde ve İçinden Essi Kausalainen (Helsinki) ve Müge Yılmaz’ın (Amsterdam) doğaya ve yaşayan varlıklara bakış ve temas biçimleri üzerine düşünen iki işini bir araya getiriyor. Essi’nin video ve bitki yerleştirmesi insanlar ve bitkilerin katmanlı etkileşimini öne çıkarırken; Müge’nin heykel yerleştirmesi insanın doğayla çoktan farklılaşmış ilişkisine dair sorularla ilgileniyor. Essi ve Müge, doğa-kültür ayrımı ile ilgili genel kanılara karşı çıkarak, insan bedeninin yeryüzündeki yeri hakkındaki tartışmalara katkıda bulunuyorlar.

Müge Yılmaz’ın Su, Toprak, Orman, 2016 işi, ‘ghillie’ kostümlerinden yola çıkarak oluşturduğu bir vitrin yerleştirmesi. Bu kostümler günümüzde en çok kuş gözlemcileri ve doğa fotoğrafçıları tarafından kullanılan, geçmişte avcılar tarafından da kullanılmış kamuflaj kıyafetleri. Müge bu yerleştirmesiyle, insanın doğaya yaklaşımının belirgin iki biçimini işaret ediyor; ilki doğayı bir fail olarak öne çıkarak doğanın özneleştirildiği yaklaşım, ikincisi ise özneyi doğayla özdeş tutan, doğanın insan dahil tüm yaşayan varlıklarla bir olduğunun altını çizen öznenin ‘doğalaştırıldığı’ bir yaklaşım. Yerleştirme, doğanın konuşan yada eylemde bulunan bir özne olarak betimlendiği mitler ve hikayeleri de çağrıştırırken; güncel çevre mücadelesinin ‘Biz kendini savunan doğayız’ söylemiyle de ilişki kuruyor.

Essi Kausalainen’in performatif videolar ve canlı bitkilerden oluşan yerleştirmesi Botanik, 2011 ile bitkilerin varoluşuna öykünerek başka iletişim biçimlerinin imkanlarını araştırıyor ve insanlarla bitkilerin katmanlı etkileşimi ve iletişimine odaklanıyor. Türler arası dostluklar inşa ederek ve bitkilere birlikte hareket ettiği performansçılar gibi yaklaşarak, insanmerkezci, hiyerarşik ve lineer düşünme ve performans yollarından uzaklaşmayı hedefliyor. Sergilenen videolardaki performansları bir botanik bahçesinde bitkilerle işbirliği içinde gerçekleştiren sanatçı, sergi mekanına yeni bitkiler davet ediyor ve bu yeni bitkilerin performansı ve izleyici ile etkileşimi devam ettirmesini hedefliyor.

Doğa-kültür ve insan-insanolmayan ayrımlarını sorunsallaştırıp sürekliliklerine işaret ederek, Botanik, 2011 ve Su, Toprak, Orman, 2016’ın diyalogu yeni ilişkilenme ve etkileşim biçimleriyle birlikte, insan topluluğunun imkanları ve sınırlarını da araştırıyor. Canlı/Madde: İçinde ve İçinden, insan-sonrası (post-human) öznellik ve insan olmayan, canlı ve cansız başkalarıyla ilişki biçimlerinin gelecekteki sözcük ve imgeleri üzerine konuşmalar açmayı arzu ediyor.

Essi Kausalainen (1979) Turku Sanat Akademisi ve Finlandiya Tiyatro Akademisi’nde Performans ve Teori okudu. İşlerinin gösterildiği ve performanslarının gerçekleştiği bazı mekanlar La Galerie (Noisy-le-Sec), kim? (Riga), Moderna Museet (Malmö), Frankfurter Kunstverein, Roskilde Çağdaş Sanat Müzesi, Nikolaj Kunsthalle (Kopenhag) ve Kunstraum Bethanien (Berlin). http://www.essikausalainen.com/

Müge Yılmaz (1985) ISIA’da Fotoğraf ve Urbino’da Görsel Sanatlar eğitiminin ardından 2014’te Rijksakademie van Beeldende Kunsten’de iki yıllık misafir sanatçı programını tamamladı. İşleri yakın zamanda After Hours (Paris), Pratt Manhattan Gallery (New York), WP Zimmer (Antwerp), MoMart (Amsterdam) ve Aksanat (İstanbul)’da sergilenmiştir. http://www.mugeyilmaz.com/

Kevser Güler (1983) Boğaziçi ve Galatasaray Üniversitelerinde mühendislik ve felsefe eğitimi aldı. 2007 – 2014 yılları arasında İstanbul Bienali’nde çalıştı. Ekim 2014’ten bu yana, Vehbi Koç Vakfı Güncel Sanat Müzesi için araştırmacı olarak görev yapıyor. ‘Gelin Bahçemizi Ekelim’ temasıyla gerçekleştirilecek Cappadox, 2016’nın çağdaş sanat programının yardımcı küratörlüğünü üstleniyor.

PROTO5533 genç sanatçı ve küratörlerin danışmanlık sistemi ve kamusal bir program eşliğinde düzenledikleri bir yıllık bir sergi dizisi. PROTO5533 programı genç sanatçı ve küratörlere sergi düzenleme deneyimi kazanmaları için bir gelişim alanı sağlıyor. Seçilen küratörler, küratöryal sürece dair bilgi ve anlayış kazanmak ve kendi seslerini bulmak için danışmanlarla birlikte çalışıyor. Protocinema ve 5533 kariyerlerinin başlangıcındaki sanatçı ve küratörlere gelişmek için ihtiyaç duydukları araçları sunarak bir sonraki neslin diyaloğa anlamlı bir katkıda bulunacak donanıma sahip olmasını sağlıyor.
Seçilen Küratörler: Naz Cuguoğlu, Kevser Güler, Mehmet Kahraman, Ghaith Mofeed, Nicole O'Rourke, Ilhan Ozan, Ulya Soley.  Danışman Küratörler: Çelenk Bafra, Küratör, İstanbul Modern, İstanbul; Anne Ellegood, Uzman Küratör, Hammer Museum, Los Angeles; Övül Durmuşoğlu, Bağımsız Küratör Berlin/İstanbul; Anthony Huberman, Baş Küratör, Wattis İCA, San Francisco; November Paynter, Araştırma ve Programlar Genel Müdürü, SALT; Mari Spirito, Direktör, Protocinema, İstanbul/New York; François Quintin, Direktör, Fondation d'entreprise Galeries Lafayette, Paris.

Daha fazla bilgi için Kevser Güler guler.kevser@gmail.com, Mari Spirito mari@protocinema.org  +90541 468 0214

STEREO-REALITY, Sergi Açılışı / Opening: 6 Şubat / February

Türkçe metin aşağıdadır

Proto5533
Protocinema Series at 5533
presents

STEREO-REALITY
Artists: Volkan Şenozan, Deniz Tortum
Curator: Ulya Soley
6 – 27 February 2016, Saturdays 12:00- 18:00  

Opening: February 6, Saturday, 16:00 – 18:00
İMÇ 5. Blok No: 5533, Unkapanı-Istanbul

After-Party: February 6, Saturday, 21:00 – 01:00
COOP, İstiklal Caddesi, Suriye Pasajı No: 166

Talk: Cinema vs. Games
Fatma Çolakoğlu (Film and Video Curator at Pera Museum) and
Hasan Çolakoğlu (Country Manager- Turkey for Riot Games)
27 February 2016, 15:00

Publication: SECRETS ARE LIES
Edited by Berk Çakmakçı
Contributors: Aslı Serbest & Mona Mahall, Austin White, Bora Akıncıtürk, Can Evrenol, Deniz Tortum, Erdal İnci, Fatma Çolakoğlu, Gabriel Sanchez, Onur Gökmen, Ulya Soley, Volkan Şenozan, Yılmaz Şen.
‘On the Internet, nobody knows you’re a dog.’(1)

Proto5533 presents STEREO-REALITY with Volkan Şenozan and Deniz Tortum, curated by Ulya Soley, which explores how ‘post-internet’ art accommodates the current equations of private is public, real is virtual and secrets are lies.

Seemingly, the boundaries between public and private life have been dissolving as the rise of the digital (the Internet as a $11 trillion economy) continues. As increasingly more personal lives become public online, ‘you exist as much as you expose yourself’ motto pushes its way into the culture, and surveillance is internalized. At the same time, alternative methods are increasingly used to secure privacy in this current situation. What are some visual consequences of this duality, especially regarding the ‘post-internet’(2) works? The exhibition takes its title from Virilio’s idea that rather than replacing reality, virtual reality sits alongside actual reality, so that our current reality consists of two overlapping channels, much like stereo-vision or stereo-sound, and it brings together video and audio installations of Deniz Tortum, an experimental video and filmmaker, and Volkan Şenozan, an artist known for his net-based digital collages and videos.

Deniz Tortum’s single channel video Corridor of Memories Walkthrough (2015), stands at the intersection of game and video art, which enables a sort of slacktivism, inviting the audience to watch but not to participate. In this “anti-game”, the artist walks between hills made of his and his poet friends' images, and on the left hand corner he appears as a regular gamer. The work explores the social implications of using computer-generated models. These models are able to provoke the relationship between a real world that is lost, and can be replaced by its representations made solely for computers/machines.

Volkan Şenozan’s audio-installation Desiring Machine version 2.2 (2016) features improvements and refinements to the previous editions. Its title refers to Deleuze and Guattari’s Anti-Oedipus, in which they explain the mechanical nature of desire. Comprised of a printed drapery hung from the ceiling, its imagery predicts a sterile future while its materiality functions as a cover. Its audio component is a robotic voice that starts speaking out the following sentence: “I am a machine (a real one). I breathe, I heat, I shit and fuck.”

A publication accompanying the exhibition and edited by artist Berk Çakmakçı, brings together writing and visual works from different fields that adopt a certain common language, engaging with the ‘post-internet’ culture and presents a bilingual resource on the subject matter. Overall, the exhibition will explore what could be produced out of this dynamic with our current tools and strategies.
  1. Peter Steiner, Caption of The New Yorker cartoon, published by The New Yorker on July 5, 1993.
  2. Although the term ‘post-internet’ was first used in 2006 by Marisa Olson, it opened up a wide dialogue, and it was discussed, changed and evolved continuously since then. Here it refers to a certain common language of art engaged with the Internet. 

Deniz Tortum is a filmmaker and a graduate student at MIT Comparative Media Studies. His first feature film, Zayiat has been screened internationally, including SxSW and !F Istanbul Film Festivals. At MIT, Deniz is also a research assistant at Open Documentary Lab; his research currently focuses on documentary games and virtual reality.
deniztortum.co

Volkan Şenozan was born in Ankara in 1984, studied economics at Izmir University of Economics. He developed an interest in coding around 2007, which eventually lead to an enthusiasm towards new media arts. His art utilizes disturbing images of taboo subjects. Highlights disruptive phenomena in a hidden yet brave and ambiguous style. He uses aggressive montage combined with partly found-footage material and mental as well as visual mind games, such as hidden links, resulting in a powerfully crude final image. He had a solo show “Real as a Feeling” at Torun, Ankara in 2014. Lives and works in Istanbul.
volkansenozan.com

Ulya Soley studied Art History and Psychology at McGill University. She co-founded Maybe Art Projects, an independent platform that explores ways of curating. Currently she works at Pera Museum and regularly contributes to Istanbul Art News.

Special thanks to: Fatma Çolakoğlu, Mari Spirito, Volkan Aslan, Nancy Atakan, Cenk Al, Selim Can Bilgin, November Paynter, Hasan Çolakoğlu, Emre Gözgü,  Onur Gökmen, Gabriel Sanchez, Can Evrenol, Aslı Serbest, Mona Mahall, Bora Akıncıtürk, Yılmaz Şen, Austin White, Erdal İnci, and contributors of Proto5533’s fundraising campaign on KissKiss BankBank.

Proto5533 presents exhibitions by emerging artists and curators, with guidance from art professionals, mentor curators, from Istanbul and abroad. Proto5533 is a collaboration by Protocinema, an itinerant, site-aware art organization, protocinema.org, and 5533, an artist run space, imc5533.blogspot.com.tr, bringing together an active generation and providing the relationships and tools to nurture its meaningful growth.

Selected Curators: Naz Cuguoğlu, Kevser Güler, Mehmet Kahraman, Ghaith Mofeed, Nicole O'Rourke, Ilhan Ozan, Ulya Soley.  Mentor Curators: Celenk Bafra, Curator, Istanbul Modern, Istanbul; Anne Ellegood, Senior Curator, Hammer Museum, Los Angeles; Övül Durmusoğlu, Independent Curator Berlin/Istanbul; Anthony Huberman, Chief Curator, Wattis ICA, San Francisco; November Paynter, Associate Director of Research and Programs, SALT; Yasmil Raymond, Associate Curator, Museum of Modern Art, New York; Mari Spirito, Director, Protocinema, Istanbul/New York; François Quintin, Director Fondation d'entreprise Galeries Lafayette, Paris.

For more information please contact: Mari Spirito, +1917 660 7332, +90541 468 02 14, mari@protocinema.org, or Ulya Soley, +90537 2010111, ulyasoley@gmail.com

Printing sponsor 




Proto5533
sunar

STEREO-GERÇEKLİK

Sanatçılar: Volkan Şenozan, Deniz Tortum
Küratör: Ulya Soley
6 – 27 Şubat 2016, Her cumartesi 12:00- 18:00  

Açılış: 6 Şubat Cumartesi, 16:00 – 18:00
İMÇ 5. Blok No: 5533, Unkapanı-Istanbul

Açılış Partisi: 6 Şubat Cumartesi, 21:00 – 01:00
COOP, İstiklal Caddesi, Suriye Pasajı No: 166

Konuşma: Sinema vs. Oyun
Fatma Çolakoğlu (Pera Müzesi Film ve Video Küratörü) ve
Hasan Çolakoğlu (Riot Games Türkiye Ülke Müdürü)
27 Şubat 2016, 15:00

Yayın: SECRETS ARE LIES
Editör: Berk Çakmakçı
Katkıda bulunanlar: Aslı Serbest & Mona Mahall, Austin White, Bora Akıncıtürk, Can Evrenol, Deniz Tortum, Erdal İnci, Fatma Çolakoğlu, Gabriel Sanchez, Onur Gökmen, Ulya Soley, Volkan Şenozan, Yılmaz Şen.
 “İnternette, kimse bir köpek olduğunuzu bilmez.”(1)

Proto5533 serisi kapsamında sunulan STEREO-GERÇEKLİK sergisi, sanatçılar Volkan Şenozan ve Deniz Tortum’un işlerini bir araya getiriyor. Ulya Soley’in küratörlüğünde düzenlenen sergi,  ‘post-internet’ sanatın bugünün özel/kamusal, gerçek/sanal, sır/yalan gibi ikilemleri nasıl ele aldığını araştırıyor.

İnternetin 11 trilyon dolarlık bir ekonomiye dönüşmesi ve dijitalin yükselişiyle, toplumsal ve özel hayat arasındaki sınırlar giderek belirsizleşiyor. Gün geçtikçe daha çok özel hayat, online olarak topluma mal oluyor, “kendini gösterdiğin kadar varsın” sloganı kültürel olarak yaygınlaşıyor ve gözetim içselleştiriliyor. Bir yandan da gizliliği korumaya yönelik alternatif tedbirlerin sayısı artıyor. Bu ikilemin, özellikle de ‘post-internet’ sanat(2) bağlamında, ne tür görsel sonuçları olabilir? Başlığını Virilio’nun sanal gerçeklik üzerine geliştirdiği bir kavramdan alan sergi, Deniz Tortum’un Hatıralar Koridoru Walkthrough videosu ile Volkan Şenozan’ın Arzu Makinası versiyon 2.2 başlıklı ses enstalasyonunu bir araya getiriyor.

Deniz Tortum’un Hatıralar Koridoru Walkthrough (2015) başlıklı videosu, ziyaretçileri katılmayıp izlemeye teşvik eden, bu yönüyle de oyun ve video sanatının kesişim noktasında duran bir çalışma. Bu “anti-oyun”da, sanatçı kendisinin ve şair arkadaşının görüntülerinden modellediği tepeler arasında yürüyor, sol alt köşede beliren küçük ekranda ise sıradan bir oyuncu gibi görünüyor. Video, bilgisayarda modellenen görüntülerin sosyal içeriğini irdeliyor. Bu modeller kayıp gerçek dünya ve ancak onu geri çağıran bilgisayarlar/makinalar için yapılan temsiller arasında bir ilişki kuruyor.

Volkan Şenozan’ın ses enstalasyonu Arzu Makinası versiyon 2.2 (2016) başlığını Deleuze ve Guattari’nin arzunun mekanik doğasını açıklayan Anti-Oedipus’undan alıyor. Tavandan asılan kumaşın üzerinde yer alan görsel, steril bir gelecek öngörüsünde bulunurken, maddeselliği bir örtü görevi görüyor. Ses bölümü ise çeşitli metinlerden bir araya getirilen kolaj metni okuyan robotik bir kadın sesinden oluşuyor: “Ben bir makinayım (gerçek bir makina). Nefes alıyorum, ısınıyorum, sıçıyorum ve sevişiyorum.”

Sanatçı Berk Çakmakçı’nın editörlüğünde hazırlanan ve sergiye eşlik eden yayın SECRETS ARE LIES, bu konudan yola çıkarak ‘post-internet’ kültür dâhilinde belli bir ortak paydada buluşan görsel işler ve metinleri bir araya getiriyor ve bu dinamiklere odaklanan iki dilli bir kaynak sunmayı da hedefliyor.
  1. Peter Steiner, The New Yorker’da yayınlanan bir karikatürden bir alıntı, The New Yorker, 5 Temmuz 1993.
  2. ‘Post-internet’ terimi ilk defa 2006’da Marisa Olson tarafından kullanıldı, fakat o zamandan beri konuyla ilgili geniş kapsamlı tartışmalar yapılıyor ve bu terim değişik biçimlerde evrilerek kullanılmaya devam ediliyor. Buradaki kullanım, internet kültürüyle diyalog kuran bir dili benimseyen işlere işaret ediyor.  

Deniz Tortum MIT Karşılaştırmalı Medya Çalışmaları bölümünde doktora öğrencisi ve sinemacı. İlk uzun metraj filmi Zayiat, SxSW ve !F Istanbul dahil olmak üzere uluslararası festivallerde gösterildi. MIT’de bir yandan Open Documentary Lab’de araştırma asistanı olarak çalışmalarına devam eden Deniz Tortum, belgesel, oyun ve sanal gerçeklik üzerine araştırmalar yürütüyor.
deniztortum.co

Volkan Şenozan, 1984 yılında Ankara’da doğdu. İzmir Ekonomi Üniversitesi ekonomi bölümünden mezun oldu. Aynı dönemde kodlamaya olan ilgisi yeni medya ve “post-internet” sanatında bir üretime dönüştü. İşlerinde tabulaşmış konuların rahatsız edici görüntülerinden faydalanan sanatçı, yıkıcı fenomenleri gizli ancak cesur bir şekilde vurguluyor. Saldırgan ve sade tekniğinin yanı sıra, görsel bir zeka oyunu ortaya koymak adına kullandığı gizli bağlantılar ile ham ve güçlü bir son görüntü oluşturuyor. İstanbul’da yaşıyor ve çalışıyor.
volkansenozan.com

Ulya Soley McGill Üniversitesi’nin Sanat Tarihi ve Psikoloji bölümlerinden mezun oldu. Pera Müzesi’nde çalışıyor , İstanbul Art News için yazıyor ve eş kurucusu olduğu Maybe Art Projects ile projeler yürütüyor.

Teşekkürler: Fatma Çolakoğlu, Mari Spirito, Volkan Aslan, Nancy Atakan, Cenk Al, Selim Can Bilgin, November Paynter, Hasan Çolakoğlu, Emre Gözgü,  Onur Gökmen, Gabriel Sanchez, Can Evrenol, Aslı Serbest, Mona Mahall, Bora Akıncıtürk, Yılmaz Şen, Austin White, Erdal İnci ve Proto5533’ün KissKiss BankBank üzerinden başlattığı kampanyaya destek veren herkese çok teşekkürler.

PROTO5533 genç sanatçı ve küratörlerin danışmanlık sistemi ve kamusal bir program eşliğinde düzenledikleri bir yıllık bir sergi dizisi. PROTO5533 programı genç sanatçı ve küratörlere sergi düzenleme deneyimi kazanmaları için bir gelişim alanı sağlıyor. Seçilen küratörler, küratöryal sürece dair bilgi ve anlayış kazanmak ve kendi seslerini bulmak için danışmanlarla birlikte çalışıyor. Protocinema ve 5533 kariyerlerinin başlangıcındaki sanatçı ve küratörlere gelişmek için ihtiyaç duydukları araçları sunarak bir sonraki neslin diyaloğa anlamlı bir katkıda bulunacak donanıma sahip olmasını sağlıyor.

Seçilen Küratörler: Naz Cuguoğlu, Kevser Güler, Mehmet Kahraman, Ghaith Mofeed, Nicole O'Rourke, Ilhan Ozan, Ulya Soley.  Danışman Küratörler: Çelenk Bafra, Küratör, İstanbul Modern, İstanbul; Anne Ellegood, Uzman Küratör, Hammer Museum, Los Angeles; Övül Durmuşoğlu, Bağımsız Küratör Berlin/İstanbul; Anthony Huberman, Baş Küratör, Wattis İCA, San Francisco; November Paynter, Araştırma ve Programlar Genel Müdürü, SALT; Mari Spirito, Direktör, Protocinema, İstanbul/New York; François Quintin, Direktör, Fondation d'entreprise Galeries Lafayette, Paris.

Bilgi için: Mari Spirito, +1917 660 7332, +90541 468 02 14, mari@protocinema.org ve
Ulya Soley, +90537 2010111, ulyasoley@gmail.com

Baskı sponsoru 



GHAITH MOFEED / The value of a cell // Bir Hücrenin Kıymeti


Türkçe metin aşağıdadır

Proto5533
Protocinema Series at 5533
presents

GHAITH MOFEED 
The value of a cell 

Ghaith Mofeed, Detail: The Journey of a Cell, 2015
Opening event: Saturday, October 31, 4:00-6:00 pm
Exhibition date: October 31 – November 28, 2015
Open: Saturdays, 12:00 pm-6:00 pm
İMÇ 5. Blok No: 5533, Unkapanı-Istanbul

Proto5533 presents The value of a cell, an exhibition of new work by artist/curator Ghaith Mofeed, which looks at the value of value, meaning the moment when we come to understand the real value of what we have, in relationship to what we're gaining and what we're losing.

The exhibition is made of three works, which are the culmination of one year of research following his ancestors journey across six generations.  The first work, The Value of Value, 2015. is a version of traditional calligraphy, that is normally hand made, in one or two colors, and in this case computer generated in many colors.  The text translates as “If the precious is lost, let there be no regret if the meretricious has vanished too”. The second work, Beyoflu, 2015, consists of a pot filled with earth from the Istanbul neighborhood, Beyoğlu, and seeds from another place, Of, Trabzon in the Black Sea region. “I went to get a plant, got seeds. The words of my relatives there made me realize how many plants I am already seeding. Syrians we were born. Our view is not the same anymore, it has been scattered here and there, along with our value, scattered on the sand, and we've been told to collect it with bear feet on a windy day.” 1.

The central work, The Journey of a Cell, 2015, is a wall installation charting the journey of two men, the son of a counselor to the Ottoman Sultan Abdulhamit, and his son. A tale of two parts, the viewer witnesses these people (including their cells), returning full circle to the place of origin. “Humans first ventured out of Africa some 60,000 years ago, they left genetic footprints still visible today. By mapping the appearance and frequency of genetic markers in modern peoples, we create a picture of when and where ancient humans moved around the world. These great migrations eventually led the descendants of a small group of Africans to occupy the farthest reaches of the Earth.” 2 The Journey of a Cell, is not only about the significance of these specific men's journeys, it is about the human journey, and in particular, the journey that is still going on today.

1. Ghaith Mofeed
2. National Geographic, The National Genographic, “The Human Journey”

Ghaith Mofeed is Syrian, living in Istanbul since 2012 and works for several Istanbul and International based arts organizations, such as, Protocinema, RLV Projects, Paradise Row, Istanbul Biennial and The Moving Image art fair. He is a fluent English and Turkish speaker.

Special Thanks to: Volkan Kaya, Robbie Lee Valentine, Çelenk Bafra, Dini Colabewala, Derek Saintclair, Samir Mofeed ve Nihad Nadam.

Proto5533 presents exhibitions by emerging artists and curators, with guidance from art professionals, mentor curators, from Istanbul and abroad. Proto5533 is a collaboration by Protocinema, an itinerant, site-aware art organization, protocinema.org, and 5533, off-space run by artists Nancy Atakan and Volkan Aslan, imc5533.blogspot.com.tr, bringing together an active generation and providing the relationships and tools to nurture its meaningful growth. Selected Curators: Naz Cuguoğlu, Kevser Güler, Mehmet Kahraman, Ghaith Mofeed, Nicole O'Rourke, Ilhan Ozan, Ulya Soley. Mentor Curators: Celenk Bafra, Curator, Istanbul Modern, Istanbul; Anne Ellegood, Senior Curator, Hammer Museum, Los Angeles; Övül Durmusoğlu, Independent Curator Berlin/Istanbul; Anthony Huberman, Chief Curator, Wattis ICA, San Francisco; November Paynter, Associate Director of Research and Programs, SALT; Yasmil Raymond, Associate Curator, Museum of Modern Art, New York; Mari Spirito, Director, Protocinema, Istanbul/New York; François Quintin, Director Fondation d'entreprise Galeries Lafayette, Paris.

For more information please contact: Mari Spirito, +1917 660 7332 +90541 468 02 14, mari@protocinema.org, or Ghaith Mofeed, +90536 073 4087 ghaith@protocinema.org

Proto5533
5533 ve Protocinema 

Sunar

GHAITH MOFEED
Bir Hücrenin Kıymeti

Ghaith Mofeed, Detail: The Journey of a Cell, 2015
Açılış etkinliği: Cumartesi, 31 Ekim, 16:00 - 18:00
Sergi tarihi: 31 Ekim – 28 Kasım, 2015
Çalışma Saatleri: Cumartesi günleri, 12:00 - 18:00
İMÇ 5. Blok No: 5533, Unkapanı-Istanbul

Proto5533, küratör/sanatçı Ghaith Mofeed’in yeni çalışmalarından oluşan Bir Hücrenin Kıymeti adlı sergiyi sunar. Sergi, değer ve kıymeti ilişkisini, başka bir deyişle değerin değerini fark edişimizi veya elimizdekinin gerçek değerini kazandıklarımız ve kaybettiklerimizi kıyaslayarak anladığımız anı sorguluyor. Sanatçının atalarının altı kuşak boyunca takip ettiği yolculuk hakkında bir senedir yürüttüğü araştırma sürecinin sonucunda ortaya çıkan sergi üç ayrı işten oluyor.

“Kıymetin Değeri” (2015) adlı ilk iş, bir tür geleneksel hat çalışması, aslında el yapımı olan ve tek ya da iki renkten oluşan hat çalışması burada birçok renk kullanılarak bilgisayarda yapıldı. Hatta yazan metin 'kıymetli olan kaybolursa, -gösterişli olan-değersizi de gittiğinde pişmanlık olmasın' anlamına geliyor.

İstanbul Beyoğlu’ndan topladığı toprak ile dolu bir saksının içindeki Trabzon’un Of bölgesinden aldığı tohumlardan oluşan ikinci işin adı “Beyoflu” (2015). ‘Bir bitki almak için gitmiştim, tohumlar aldım. Oradaki akrabalarımın sözlerinin bana ne kadar çok bilgi ektiğini fark ettim. Suriyeli olarak doğmuştuk. Bakış açımız artık aynı değil, değerlerimiz ile birlikte, sağa sola kumlar üzerine dağıtılmış, rüzgarlı bir günde, çıplak ayaklarla toplamamızı söylendi’. (1)

Serginin merkezindeki “Bir Hücrenin Yolculuğu” (2015) adlı iş ise, biri Osmanlı Sultan Abdülhamit’in Müşaviri, diğeri onun oğlu olan iki adamın yolculuğunu takip eden bir duvar yerleştirmesi. İki bölümden oluşan hikayede, seyirci bu insanların (ve onun hücreleriyle birlikte) yaptığı yolu takip ederek ve anavatanının olduğu yere, yani yolculuğun başına döndüklerinde şahit olacak. “İnsanlar Afrika'dan ilk 60.000 yıl önce çıkmış ve bırakmış oldukları genetik ayak izleri bugün hala görünür. Modern insanın genetik izlerinin görünümünü ve sıklığını haritalandırarak, eski insanların dünyanın neresinde yerleşip gezdiklerine dair bir resim oluşturabiliyoruz. Bu büyük göç yolları sonunda küçük bir grup Afrikalının dünyanın en zor ulaşılır uzak yerlerine yerleşmesine sebep oldu”. (2)

“Bir Hücrenin Yolculuğu” sadece bu belirli iki adamın izlediği yolun önemi hakkında değildir, insanın takip ettiği, ve hatta, günümüzde halen takip ettiğimiz yolculuk hakkında.

1. Ghaith Mofeed
2. National Geographic, The National Genographic, “The Human Journey”

Suriye vatandaşı Ghaith Mofeed, 2012 yılından beri İstanbul'da yaşıyor. Türkçe ve İngilizce’yi akıcı konuşan sanatçı şimdiye kadar Protocinema, RLV Projects, Paradise Row, İstanbul Bienali ve The Moving Image sanat fuarı gibi sanat etkinliklerinde çalıştı.

Teşekkürler: Volkan Kaya, Robbie Lee Valentine, Çelenk Bafra, Dini Colabewala, Derek Saintclair, Samir Mofeed ve Nihad Nadam.

Proto5533 İstanbul ve yurtdışından sanat profesyonellerinin rehberliğinde genç sanatçı ve küratörlerin düzenlediği sergiler sunar. Etkin bir kuşağı bir araya getirip, anlamlı gelişimi için gerekli ilişki ve araçları sağlayan Proto5533, farklı yerlerde mekâna duyarlı sergiler düzenleyen Protocinema(protocinema.org) ve sanatçılar tarafından yürütülen 5533’ün (imc5533.blogspot.com.tr) işbirliğiyle gerçekleşmektedir. Seçilen Küratörler: Naz Çuğuoğlu, Kevser Güler, Mehmet Kahraman, Ghaith Mofeed, Nicole O’Rourke, İlhan Ozan, Ulya Şoley. Danışman Küratörler: Çelenk Bafra, Küratör, İstanbul Modern, İstanbul; Anne Ellegood, Uzman Küratör, Hammer Museum, Los Angeles; Övül Durmuşoğlu, Bağımsız Küratör Berlin/İstanbul; Anthony Huberman, Baş Küratör, Wattis ICA, San Francisco; November Paynter, Araştırma ve Programlar Yardımcı Direktörü, SALT; Mari Spirito, Direktör, Protocinema, İstanbul/New York; François Quintin, Direktör, Fondation d'entreprise Galeries Lafayette, Paris.

Daha fazla bilgi için: Mari Spirito, +1917 660 7332+90541 468 02 14, mari@protocinema.org, veya Ghaith Mofeed, +90536 073 4087, ghaith@protocinema.org